Geri Bildirebiliyor musunuz?

Photo by Alexander Suhorucov on Pexels.com

Satış departmanına yeni alınan satıcılara departman ile ilgili bilgilerin verilmesi görevi departmanın gayretli ve gelecek vaadeden elemanı Ferit’e verilmiştir. Ferit bu departmanda 2 yıldır çalışmaktadır. Işini seven gayretli, bazı konularda zaman zaman heyecanlı biridir. Yeni katılan satıcılara yapacağı sunumu çok önemsemektedir. Sunum Satış Müdürü ve şefi tarafından da izlenecektir.

Tüm hazırlıklarını tamamlamış ve tam zamanında sunuma başlamıştır. Sunum esnasında; heyecanını kontrol konusunda zaman zaman zorluklar yaşamaktadır. Bazı cümlelerin ortasında duraklamakta, duraklamalardan sonra sesi bariz bir şekilde alçalmakta ve titremektedir. Katılımcılar ona soru sorduğunda konuşması aniden hızlanmaktadır. Tüm bunlara rağmen aktarması gereken bilgileri bir şekilde katılımcılara aktarmış ve sorularına tatmin edici cevaplar vermiştir. Sunumu bitirirken ise, sunum boyunca kullandığından daha yüksek bir sesle “teşekkürler, çok teşekkürler” diyerek tamamlamıştır. Ferit bu sunumu yeni katılanlara bilgi aktarmanın ötesinde, kendini sözlü sınavdaymış gibi hissederek tamamlamıştır.

Şimdi müdürünün ve şefinin geri bildirimlerini merak etmektedir. Şef Ferite ofisine gelmesini söyleyerek hızla ofisine doğru yürüdü. Ferit şefin ofisine girdiğinde şef başı önünde sinirli sinirli masanın üzerindeki evraklarını topluyordu. Feritin geldiğini görünce başını kaldırıp saymaya başladı.
– Ferit nasıl bir konuşma, nasıl bir sunumdu bu kardeşim?
– Belliydi bunun böyle olacağı, diğer konularda da çok iyi sayılmazsın zaten.
– Bunun senin için ne kadar önemli olduğunu düşünemiyor musun?
– Bak müdür tek kelime etmeden gitti.
Bu tonda bu tempoda başlayan ve tek taraflı devam eden bu konuşmanın bilmiyorum devamını getirmeye gerek var mı?

Başkalarını geliştirme konusunda “geri bildirim” kavramının ne kadar önemli olduğu tartışılmaz bir gerçek. Ancak geribildirim, alıcı ve gönderici arasındaki karşılıklı bilgi akışıdır. Bu akışın karşılıklı olmadığı anlarda tek yönlü bilgi akışı olduğundan dolayı iletişim oluşmaz. Oysa gerçek anlamda başarılı bir iletişim sürecinin oluşması için her iki tarafın da iletişim sürecine dahil olması gereklidir.

Çalışanların yüksek performanslarını ödüllendirmek, çalışanlar açısından çok büyük bir motivasyon faktörüdür. Bunun temel nedeni de ödüllendirmenin, ödüle layık olan çalışanı ve diğerlerini daha çok takdir edilecek ve saygı duyulmalarını sağlayacak davranışlarda bulunmaya teşvik etmesidir.

Bu olayda şefin konuşması tamamen Ferit’i yargılayıcı, suçlayıcı, hatta aşağılayıcı düzeyde. Belki buna geri bildirim demek bile haksızlık olur.

Bana göre etkili geri bildirim;

  • Bireyleri yargılamak suçlamak yerine, onlara yardımcı olmak, yol göstermek, gelişimlerine destek olmak amaçlı olmalı.,
  • Kendine özgü, sadece o konuyu içeren, kesin, açık ve net olmalı,
  • Genele yönelik olamamalı,
  • Kişileri veya kişilerin niyetlerini değil; davranışı esas almalı,
  • Uygun zamanda ve yerde yapılmalı,
  • Etkili ve karşılıklı bir iletişim süreci oluşturulmalıdır,

Peki…. Siz ne kadar geri bildirebiliyorsunuz? 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: